Posted in Güncel Haberler, Tasarım, Yenilikler | 0 Yorum
Mazda CX-5 Skyactiv Teknolojileri ve Susumu Niinai ile Röportaj
Önceki Mazda CX-5 yazımda yeni modelin daha çok tasarımından bahsetmiştim. Bu yazıda da biraz teknik konulara giriyoruz.
Skyactiv teknolojileri temelde üç bölümde geliÅŸtiriliyor: Motor, ÅŸanzıman ve platform. Bu teknolojilerin detayına girmeden önce Mazda’nın Yeni Yönü yazımda paylaÅŸtığım videodaki yeni Mazda yaklaşımını hatırlamakta fayda var. Mazda, tüm modern otomobil üreticileri gibi daha verimli motorlar ve bu motorlarla daha uyumlu ÅŸanzıman sistemleri üzerinde çalışıyor, daha hafif gövdeler tasarlamaya uÄŸraşıyor. Mazda’nın kendini ifade ederken otomotiv dünyasından ayrı bir duruÅŸ sergilediÄŸi önemli bir konu var, Mazda ne yapıyorsa, kendi yolunda yapıyor ve bunu yaparken de alışılmışa meydan okuyor. Bu yüzden dünyada herhangi bir teknolojinin genel geçer sebeplerle popülerlik kazanması, ya da pazarlama amaçlı teknoloji yatırımları Mazda’yı asla ilgilendirmiyor.
Mazda yeni otomobillerini yaratırken teknolojilerini de kendi inandığı ÅŸekilde geliÅŸtiriyor. Skyactiv teknolojilerinin arkasında yatan felsefe iÅŸte bu. Bunun en önemli yansımalarından birisi motorlar: Mazda bir çok rakibinin aksine, elektrik destekli motorlar geliÅŸtirmeden önce mevcut içten yanmalı motor teknolojilerinin çok daha verimli kullanılabileceÄŸine inanıyor. Skyactiv programı dahilinde ortaya çıkan ilk iki motor da bu iddiayı destekleyen verilere sahip. Mazda’nın hem dizel, hem de benzinli motorlarda dünya rekoru olan 14.0:1 gibi inanılmaz bir sıkıştırma oranına ulaÅŸmayı baÅŸarmış olması gerçekten ÅŸaşırtıcı. Bu oran, motorun verimliliÄŸini %15 yükseltirken torku da arttırıyor ve düşük devirlerde sürüş konforunu saÄŸlayan geniÅŸ devir aralığında yüksek torku sunuyor (Skyactiv motorlarla ilgili detaylı bilgi burada).
IAA Frankfurt’ta görüşme fırsatı bulduÄŸum Mazda *Powertrain Development Bölümü Program Müdürü Susumu Niinai, içten yanmalı motorların verimini arttırmak için sıkıştırma oranını yükseltebilmenin, her otomotiv mühendisinin hayali olduÄŸunu söyleyerek baÅŸlıyor konuÅŸmaya. Bugün ulaÅŸtıkları noktaya gelene kadar 10 yıldan fazla bir süredir içten yanmalı motorları en temel aÅŸamada derin ve uzun bir ÅŸekilde araÅŸtırdıklarını söylüyor. Yüksek sıkıştırma oranı ile ilgili bir problem, oran yükseldikçe knocking yani motorun vuruntu yapma ihtimali de yükseliyor. Mazda mühendisleri, 4-2-1 egzost sistemi kullanarak bu vuruntu ihtimalini çözmüşler (Skyactiv-G detaylı bilgileri burada). Sonuçta elde edilen teknoloji öyle kapsamlı bir yeniden tasarım gerektirmiÅŸ ki, örneÄŸin bu motor egzost sistemi uymadığı için Mazda3′te bu haliyle kullanılamayacak.
Niinai-san benim çok da kolay anlamadığım bu teknik konuları gerçekten büyük bir sabır ve dikkatle anlatıyor. Yeni Skyactiv-G adlı benzinli motoru geliştirmeye başladıklarında tek bir silindir üzerinde çalıştıklarını da belirtiyor. Bu tek silindirli modelde kaydedilen ilerleme daha sonra 4 silindirli orijinal motora uygulanmış.
Susumu Niinai’den bir sır da öğreniyorum; Avrupa BirliÄŸi regülasyonları nedeniyle Avrupa pazarında ve dolayısıyla Avrupa’ya baÄŸlı Türkiye’de de satışı sona eren Mazda RX-8′in üzerindeki efsane Rotary motor geliÅŸtirmeleri de Mazda’da halen devam ediyormuÅŸ. Kim bilir, belki bu motorla bir Le Mans zaferi daha kazanır marka ilerdeki yıllarda?
Skyactiv teknolojileri motorlar dışında aktarma organları için de yenilikçi çözimler geliÅŸtirmiÅŸ. Hem manuel, hem de otomatik ÅŸanzımanlarda yine güç kaybı minimumda. BaÅŸka bir etkileyici alan da gövde hafifliÄŸi alanında. Mazda CX-5 rakibi VW Tiguan’dan tam 100kg daha hafif. Aynı segmentte iki araç arasındaki 100kg fark gerçekten inanılmaz bir baÅŸarı. CX-5′i kullanıp tüm bu bahsedilen teknolojilerin sürücüye yansımasını hissedebilmek için can atıyorum. Araç önümüzdeki yıl bizde de piyasada olacak.
Bu bilgiyi de Mazda Türkiye Genel Müdürü Nurkan Yurdakul‘dan alıyorum. Nurkan Bey Mazda standında dolandığım tüm zaman boyunca çok canayakın bir ÅŸekilde benimle ilgileniyor ve sorduÄŸum her soruya daha çok yabancı profesyonellerden alışık olduÄŸumuz bir dürüstlük ve netlikle yanıt veriyor. Kendisine Marchionne’nin 5 milyon adetten az ürün satan üreticilerin zor durumda kalacağı öngörüsünü (burada yazmıştım) hatırlattığımda bana yanıtı gerçekten Nurkan Bey’in Mazda felsefesini özümsediÄŸinin de bir kanıtı: “Bu söylediÄŸin alışılagelmiÅŸ bir düşünce kalıbı, Mazda iÅŸte tüm bu düşüncelere de meydan okuyor.”
Nurkan Bey’i yakalamışken Türkiye’deki Mazda yeniden yapılanmasının ilk büyük ayağının hangi alanda gerçekleÅŸeceÄŸini soruyorum ve beklediÄŸim yanıtı da alıyorum; Mazda Türkiye öncelikle ÅŸu anda 28 adet olan bayi ağını güçlendirmeyi ve büyütmeyi hedefliyor. Nurkan Bey’den aldığm bir baÅŸka ÅŸaşırtıcı bilgi de Mazda’nın marka imajıyla ilgili; Mazda’nın Türkiye’deki marka algısı dünya ortalamasının üzerinde seyrediyormuÅŸ. Ben bu bilgiye ÅŸaşırınca Nurkan Bey çok mantıklı bir bilgiyi bana hatırlatarak ÅŸaÅŸkınlığımı gideriyor; Mazda Türkiye’ye ithal edilen ilk kaliteli orta sınıf otomobil markası ve tüketicinin zihninden bunu silmek de kolay deÄŸil.
Mazda CX-5′in segmentteki baÅŸarısı 2.2 litre dizel motorlu ve otomatik ÅŸanzımanlı versiyonunun da baÅŸarısıyla doÄŸru orantılı olacak. Bu versiyon segmentteki tek dizel otomatik olarak büyük baÅŸarı elde edebilir.
*: Powertrain’in Türkçesi motor ve aktarma sistemlerinin tamamını kapsıyor
Gezi boyunca desteÄŸini hiç esirgemeyen, Mazda yetkilileri ile temasımı saÄŸlayan ve fotoÄŸraflarımı da çeken Mazda PR Direktörü Hülya Pamuk’a da teÅŸekkürlerimi iletmek istiyorum.













No Yorum
Trackbacks/Pingbacks