Sep 15, 2011

Posted in Güncel Haberler, Tasarım | 0 Yorum

Mazda CX-5 ve Avrupa Tasarım Şefi Peter Birtwhistle ile Sohbet

Mazda CX-5

Mazda’nın Kodo /Hareketin Ruhu tasarım anlayışının ilk üretim modeli olan CX-5 Frankfurt fuarında tanıtılan önemli modellerden biriydi. Bir önceki yazıda bahsettiÄŸim Shinari konseptinden 1 yıl sonra sergilenen Minagi konsepti aslında CX-5′in de temeli sayılabilir. AÅŸağıdaki görselde Shinari ve Minagi arasında görülen baÄŸlantı CX-5′e taşınmış olan Kodo duygusunun da ifadesi gibi.

Mazda Shinari Concept ve Mazda Minagi Concept

Yeni Mazda CX-5′in diÄŸer çok önemli özelliÄŸi de, bu aracın tamamen Mazda tarafından geliÅŸtirilmiÅŸ özgün bir platform olması ve üzerinde Mazda’nın Skyactiv adını verdiÄŸi bir takım yenilikçi teknolojileri de barındırması. Skyactiv’e detaylı olarak bir sonraki yazımda ayrıca deÄŸineceÄŸim; özetle, tüm ÅŸasinin, gövdenin, motorların ve ÅŸanzımanın yeniden ele alınarak en üst düzeyde hafiflik ve verimlilik için yeniden tasarlandığı teknolojileri içeriyor Skyactiv.

Peter Birtwhistle

Fuarda Mazda Avrupa Tasarım Müdürü Peter Birtwhistle ile küçük bir sohbet gerçekleÅŸtirme fırsatım oldu. İngiltere doÄŸumlu Peter, 1973′ten itibaren Vauxhall, Audi ve Porsche’de tasarım bölümlerinde çalıştıktan sonra 1988 yılında Mazda’ya katılmış ve 2000 yılından beri de markanın Avrupa tasarım stüdyosunun başında çalışıyor. Peter’la hem Mazda’nın bugünkü imajı, hem de modelleri hakkında konuÅŸtuk. Kodo gibi tasarımı bir felsefe ile tanımlama olgusunun sembolizme dayalı bir kültür olan Japonya’da kolayca anlaşılırken daha maddesel Avrupa kültüründe anlaşılmasının kolay olmadığından bahsederken, hareketin ruhunu yakalamaya çalışan Kodo’nun ürünü olan otomobillerdeki dinamik ve akışkan çizgiler için doÄŸanın ve çita gibi atletik hayvanların nasıl ilham verdiÄŸini de anlattı Peter bana.

CX-5′i incelerken hayatınızda ne Kodo, ne de Minagi kelimelerini duymamış olsanız da içinizde bir hisle hem doÄŸadan gelen dinamik ilhamı algılıyor, hem de aracın hareket ederken poz vermiÅŸ gibi bir duruÅŸla size baktığını düşünüyorsunuz. Zaten kompakt crossover ya da kompakt SUV denen segmentte yer alan CX-5′in rakipleri VW Tiguan ve Toyota RAV4 gibi araçlarla karşılaÅŸtırıldığında çok daha atletik görünmesinin sırrı da bu dinamik çizgiler.

Peter’ın önem verdiÄŸi bir baÅŸka büyük geliÅŸme de kalite konusundaki ilerleme. Mazda, CX-5′le rakiplerinin sunduÄŸundan daha kaliteli bir iç mekan ve işçilikle karşımıza çıktığı iddiasında. Peter, bir premium marka olma iddiası olmadan, yani çok pahalıya konumlandırılmış ürünlerle tüketicinin karşısına çıkmadan Mazda’nın kalite konusunu daha ileri taşımayı sürdüreceÄŸini de belirtiyor. CX-5′in içini incelediÄŸinizde tüm sadeliÄŸine karşın baÅŸarılı detaylar ve malzemelerin gerçekten de üst sınıf görünmesi ve hissedilmesi sizi etkiliyor. Bugün premium marka olarak kabul ettiÄŸimiz bir çok markanın alt modellerinde gördüğümüzden çok daha yüksek bir kalite hissinden bahsediyoruz.

     

Biz konuÅŸurken Mazda’nın temsil ettiÄŸi deÄŸerleri ve bunca otomobil markası arasında hangi özellikleri ile öne çıkacağını sormam üzerine Peter yanımdaki Olympus EP-1 fotoÄŸraf makinesini göstererek Mazda’nın konumlandırması için bu makinenin iyi bir örnek olduÄŸunu söylüyor; standart bir dijital fotoÄŸraf makinesinden tasarımıyla da özellikleriyle de ayrılan ve kullanıcısına daha özgün bir deneyim sunan Olympus Pen gibi, Mazda da marka imzası olmuÅŸ keyifli sürüş özelliÄŸini özgün yeni modellerle tüketicilerine sunarak farklı bir deneyim yaÅŸatmayı amaçlıyor.

Mazda MX-5 Karai

Peter’la konuÅŸurken konu elbette Mazda MX-5′e de geliyor. Yıllardır piyasadaki en baÅŸarılı roadster olarak üretimi süren, bu arada her jenerasyonunda daha da iyi hale gelen yalın bir spor otomobil. MX-5′in geliÅŸimindeki en önemli özellik, aracın yeni versiyonlarını tasarlama zamanı geldiÄŸinde araca yeni özellikler eklemek yerine, temeldeki özelliÄŸine, yani arkadan itiÅŸli, hafif bir üstü açık iki kiÅŸilik otomobil olarak sunduÄŸu sürüş keyfini arttırmaya odaklanarak bugünkü modelin rafine edilmiÅŸ olması. Peter’a MX-5′in yeni jenerasyonunu tasarlama zamanının yaklaÅŸtığını, bu kadar mükemmelleÅŸtirilmiÅŸ bir aracın nasıl daha iyileÅŸtirileceÄŸini soruyorum. Peter bu konunun gerçekten zor olduÄŸunu bir örnekle açıklıyor; 2009′da yine Frankfurt’ta sergilemek üzere Superlight MX-5 adındaki konsepti geliÅŸtirirlerken aracı hafifletmek için üzerinde çalıştıkları her bir parçanın, halihazırda endüstrite temin edilebilecek en hafif parçalar olduÄŸunu keÅŸfettiklerini söylüyor. Aracın Mazda üretimi jantları yerine daha hafif bir üçüncü parti jantı arandığında Mazda’nın ürettiÄŸi janttan hafifini bulamamışlar. Bu felsefe ile, yeni MX-5′i tasarlama zamanı geldiÄŸinde, sıfır noktasından hareket ederek iÅŸin özüne dönüleceÄŸini, sportif ve agresif sürüşün ana deÄŸer olacağı bir araç olarak en baÅŸtan yaratılması gerekeceÄŸini söylüyor. Bu arada Mazda standında, sadece Alman pazarı için üretilen MX-5 Karai adlı özel seri bir modelle de tanıştık.

Peter Birtwhistle ile görüşmemiz sırasında

Mazda’nın basın toplantısında markanın icra kurulu baÅŸkanı Takashi Yamanouchi’nin bir konuÅŸması oldu, burada Mazda’nın operasyonlarını geliÅŸtireceÄŸi ve Güney Amerika’da da bir merkez kuracağı bilgilerini bizimle paylaÅŸan Yamanouchi-san, CX-5′i de baÅŸ tasarımcıları ile birlikte lanse etti. 2.0 benzinli ve 2.2 dizel motorlar ve 2.2 dizel motorda otomatik vites seçenekleri sunan CX-5′in teknik detaylarını bir sonraki yazıda aktaracağım.

Mazda CX-5 ve CEO Takashi Yamanouchi

Trackbacks/Pingbacks

  1. IAA Frankfurt 2011 İzlenimlerim | carluvr.com | Yalçın Pembecioğlu - [...] [...]
  2. 2012 Mazda CX-5 İlk Sürüş | carluvr.com | Yalçın PembecioÄŸlu - [...] Susumu Niinai ve Avrupa tasarım ÅŸefi Peter Birtwhistle ile birebir görüşmeler yaparak bu ve bu yazıda Skyactiv ve CX-5′i ...

Leave a Reply