Posted in Bridgestone F1 E-xperience, Güncel Haberler | 0 Yorum
Bridgestone ve Formula 1 Lastikleri
Geçtiğimiz cuma yarıştan iki gün öncesinde sakin bir akşamüstü İstanbul Park’ta Paddock alanında, Motorhome’ların arasındaydık. Bu cuma günü, Bridgestone’un motorsporları lastik geliştirme direktörü Hirohide Hamashima ile tanıştık ve kendisiyle bir soru-cevap seansı yaptık.
Bridgestone Motorhome’a gitmeden önce Williams takımının garajında Nick’in rehberliğinde bir gezinti yaptık. Garaja girerken Nico Rosberg’e de rastladık. Williams garajının detaylarını sonra anlatacağım.
Bay Hamashima’ya ilk sorularımdan birisi, Formula 1′de rekabet olmamasını nasıl karşıladığıydı. Michelin varken daha rekabetçi bir ortam olmasından dolayı kendilerini daha çok geliştirmek zorunda kalıyorlar mıydı acaba? Bu soruya yanıtında kişisel olarak Michelin’in F1′de rakibi olarak bulunmasını tercih ettiğini söyledi Hamashima. Öte yandan, Formula 1 gibi motorsporlarının en son noktasında tek lastik geliştirici ve sağlayıcı olmanın da yol araçlarına aktarılacak tecrübeleri edinmede rakiplerine göre çok büyük avantaj sağladığını söyledi.
Düz (slick) lastiklerle ilgili görüşünü sorduğumuzda, 1998 yılında Formula 1′e girdiklerinde oluklu (grooved) lastiklerin yeni devreye girmesinden dolayı çok tecrübesiz olduklarını ama aradan geçen 10 yıl içinde oluklu lastikleri çok fazla geliştirebildiklerini, bu yüzden düz lastiklere geçişin onlar için çok büyük bir değişiklik olmadığını söyledi. Önümüzdeki yıl lastik ısıtmaya yarayan elektrikli kılıflar da kullanımdan kalkıyormuş bu arada. Yeni Bridgestone Potenza’ların ideal ısılarına ulaşmadan önce yol tutuşları da büyük önem kazanacak sanırım seneye. Hamashima’nın Formula 1′in tek lastik sağlayıcısı olarak lojistik konusunda Bridgestone’un zorlanıp zorlanmadığı sorusuna yanıtı şöyle oldu:
Bay Hamashima’ya Bridgestone’un çevre konusundaki hamlelerini (F1 lastikleri geri dönüştürülüyormuş, daha doğrusu enerji üretiminde kullanılıyormuş), Make Cars Green kampanyasını ve İstanbul Park’la ilgili düşüncelerini de sorduk. Özellikle 8. virajın araçları ve sağ ön lastiği nasıl normalden fazla zorladığını bize anlatırken gerçekten de bu virajın ne kadar zorlu olduğunu iyice anladık.
Hamashima gerçekten çok ilgilendi bizimle ve sorularımızla. En ufak noktaya kadar cevaplamaya çalıştı sorularımızı. Hatta arada bir kelimenin İngilizcesini hatırlayamadığında ekibindeki elemanlardan yardım istedi.
Hamashima ile görüşmemizin ardından “Tyre Fitting Area” denilen lastik takma bölümüne geçtik. Paddock alanının arkasında Bridgestone tırlarının yanlarına kurulmuş çadırlarda yer alan bu alanda tüm takımların lastiklerinin jantlara takılması işlemi yapılıyor. Bu bölümde de bize detaylı bilgi verildi. Lastiklerin nasıl rastgele bir sistemle takımlara dağıtıldığı -adalet sağlanması için- ve sonra da geri toplandığı anlatıldı. Yarıştn sonra her takımdan tek tek geri alınıyormuş lastikler. Bir F1 lastiği kaçırıp evde sehpa altlığı yapma hayallerimiz de tam bu noktada suya düştü (hatat bu espriyi de yaptı bize Bridgestone yetkilisi).
Bu arada Bridgestone kullanılan lastikler üzerinde de ciddi çalışmalar yapıyor. Bu toplanan datalar her takım için aynı metodolojiyle toplanıyor. Her takıma sadece kendi sonuçları iletiliyormuş pek tabii ki.
Lastiklerin takılması bizim araçlarımızın lastik takma işleminden çok farklı değil. Sadece lastiklerin boyutları (burada bahsetmiştim) çok daha büyük. Bir de inanılmaz bir şeyi daha öğrendik; Bridgestone’un Formula 1 için ürettiği bu Potenza lastikler o kadar hafifler ki, tek elinizle rahatça kaldırabiliyorsunuz. Keza jantlar da öyle. Lastikler jantlara yerleştirildikten sonra dörderli setler halinde takım garajlarına taşınıyor ve daha sonra kullanılmak üzere yerleştiriliyor.
Burada bir lastiğin janta geçiriliş videosunu izleyebilirsiniz. Brifingi aldığımız yetkilinin sesi de duyuluyor videoda:
Bu lastiklere dokunmak, onları koklamak garip bir şekilde fetişist bir keyif veriyor. Tıpkı F1 araçlarının yüksek motor sesinin müzik gibi gelmesi, çılgın emisyonlara sahip motorlardan çıkan gazların parfüm gibi gelmesi gibi, bu lastikler de Formula 1 tutkunu için çok özel. Fotoğrafların çoğunu -iyi olanları- çeken sevgili dostum Özden Erkuş’a tekrar teşekkürler. Aşağıda Özden’le beni birlikte görüyorsunuz.















